Hoşçakal...

Yarın 1 hafta geçmiş olacak yokluğunun ardından... Çok olmamıştı senin için şifa dileyeli... Bilmiş gibi ebedi şifaya kavuştun...
Geçen hafta bu saatlerde sayılı nefeslerini verirken yanındaydık... Kuranlar okunuyordu başında, sen o anda bile dudaklarını kıpırdatıp eşlik ediyordun ayetlere. Ne kadar zorlanıyordun nefes alırken,renkten renge girdin... Boğazından hırıltılar geliyordu... O kadar hızlı nefes alıp veriyordun ki, koşmuşcasına :( 

Birşeylerin kötü gittiğini anladım, acı çekmemen için dualar ettim... Eve döndük annemle, aklım hep sendeydi... Sana ellerimle çorba getirmiştim... Yedin mi acaba diye düşündüm hep..

Gece binlerce kez uyandım... Sabah uyandığımda ilk işim babamı aramak oldu, 9:20 idi saat. Babam çok kötü olduğunu söyledi, aradan 10 dk geçti ve babam arayarak ruhunu teslim ettiğini söyledi :( 

İnanamadım... Çünkü 25 Şubattan bu yana defalarca kötüledin, ölüyorsun sandık ama iyi oldun. 25 Şubat demişken... Yine diş doktorundaydık felç geçirdiğin haberini aldık, çektirmeden koştuk yanına. Bilincin kapalıydı, boş bakıyordun ama olsun biz gördük ya seni... Sonra yoğun bakıma girdin...

Aradan 2 hafta geçti yapacak bir şey olmadığı için evine getirdiler seni, seni 15 gün arayla ikinci görüşümdü. Ama o kısacık zaman senden çok şey götürmüştü... Konuşuyordun, yemek yiyordun iyi kötü... Sık sık tüm aile ziyaret ediyorduk seni, yine o kadar kalabalıktık ki gürültüden şikayet bile ettin, iyiydin yani :(

Dediğim gibi arada bir rengin atıyor, susuyordun... Nefes alışların değişiyordu...Sonra düzeliyordun.. Ben yine öyle sandım... "Baba emin misin, soğuk mu dedem" diyebildim... İnanmadım.

Apar topar annemi uyandırdım... Komşumuzdan rica ettik bizi yanına getirdi... Zamanla yarışıyorduk adeta... Seni görmem lazımdı yoksa asla inanmazdım.

Geldim gördüm seni... Yüzün bembeyaz örtülü... Açtım örtünü yüzüne dokundum... Sıcaktı, çünkü ellerim buz kesmişti,titriyordum. Ayaklarına dokundum... Bana ılık geldi... Eğildim öptüm... O zaman teninin soğukluğuyla beraber ölümün tokat gibi çarptı yüzüme... Aradan yarım saat geçmeden doktorlar geldi, rapor içinmiş.. Evlatların, torunların öyle hızla hareket ettik ki... Seni son kez Cuma namazına yetiştirmek için...
Cuma'yı çok severdin... Gidemediğin zaman tüm hafta zehir olurdu sana, küserdin evlatlarına seni götürmedikleri için :'( Yetiştin dedecim... Son kez yetiştin.

Her şeyin o kadar rast gitti ki... Bu kadar mı istedin ölmeyi :(
Ölümün 21 Mart, baharın başlangıcı... Senin için de bahar olsun ahiret.. Güzel bir başlangıç olsun :(

Beni hep "prensesim" diye severdin... Şimdi kim beni öyle sevecek... Kış günü yanına geldiğimde "Oooo buz tutmuş ellerin" diye kim ısıtacak ellerimi... Yokluğunun bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştim.

Hepimiz senden razıyız dede, herkes... Ciğerlerle beslediğin kediler, ekmek verdiğin kuşlar bile... Allah da senden razı olsun...

Hoşcakal,
Prensesin...